VELİYYÜDDİN EFENDİ
Veliyyüddin Efendi, Murâd-ı Buhârî Tekkesi’nin hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Kabri, bu mekânın yalnızca taş ve duvardan ibaret olmadığını; ilim, vakar ve dua ile yoğrulmuş bir mirası taşıdığını hatırlatır. Ziyaret edenler için burası, tarihle baş başa kalınan sakin bir durak olduğu kadar, içe dönüşe davet eden bir hatırlayıştır.
MESCİD — TEVHİDHANE
Tekkenin manevî hayatının merkezinde yer alan mescid–tevhidhâne, ibadetle irfanın aynı çatı altında buluştuğu bir mekân olarak düşünülmüştür. Bu bölüm, tekkenin ritmini belirleyen vaktin, duanın ve zikrin izlerini taşır; aynı zamanda mekânın eğitim ve terbiyeye açılan yönünü de görünür kılar. Bugün dahi, tekkenin “yaşayan” karakterini hissettiren başlıca iç mekânlardan biridir.
KALICI BİR HATIRA
Veliyyüddin Efendi’nin kabri, tekke bahçesinde sessiz bir hatırlatma gibi durur: gelip geçenlere faniliği, şükrü ve edeple yürümeyi telkin eder. Bu hatıra, ziyaret tecrübesine ayrı bir derinlik katar; mekânı “gezilen bir yer” olmaktan çıkarıp, iç dünyaya dokunan bir ziyaret durağına dönüştürür.