Haremlik olarak anılan hususî bölüm, Tekke'nin çoğu zaman ibadet mekânları ve ziyaret alanları kadar görünür olmayan tarafını temsil eder. Burası, geçmişte Tekke bütününün gündelik hayatla bağlantısını taşıyan, mahremiyete ve ölçüye dayalı yerleşik bir ritmin parçasıydı. Sadelik, düzen ve saklı bir süreklilik duygusu, bu bölümün karakterini belirleyen temel çizgilerden sayılır.

Ne var ki uzun yıllar boyunca bu bölüm bir yapı olarak varlığını sürdüremedi. Haremlik alanı harap hâle geldi; bir dönem ise halı saha olarak kullanıldı. Böylece Tekke'nin mimarî bütünlüğü içinde anlamı olan bir katman, mekânla bağı kopmuş bir boşluğa dönüştü.

İLKSAV İlim Kültür ve Sanat Vakfı, bu kopuşu gidermek üzere haremlik bölümünü aslına uygun biçimde yeniden ihya etti ve yapıyı sıfırdan inşa ederek Tekke'ye geri kazandırdı. Yapılan çalışma, yüzeysel bir yenileme değil; kaybolan bir parçayı, yapının ruhuna ve karakterine sadık kalarak geri getirme çabasıydı. Böylece Tekke, yalnız tek tek binalardan ibaret değil, birbirini tamamlayan bir bütün olarak yeniden okunabilir hâle geldi.

Bugün ihya edilen Haremlik, Tekke'nin yaşayan mirasına üç yönden katkı sunuyor. Öncelikle, mekânsal dengeyi yeniden kuruyor; avlu, mescid ve diğer birimlerle ilişkisi güçlenen yapı, kompleksi daha anlaşılır ve bütünlüklü kılıyor. İkinci olarak, tekkenin yerleşim ve mahremiyet boyutuna dair hafızayı koruyor; zira bu tür yapılar tarih boyunca yalnız ziyaret edilen yerler değil, aynı zamanda hayatın sürdüğü mekânlardı. Üçüncü olarak ise, kültürel mirasın yalnız elde kalanı saklamakla değil, kaybolanı sorumlulukla ve saygıyla yeniden ayağa kaldırmakla da korunduğunu hatırlatıyor.

Tekke'nin mimarî katmanları ve ihya süreci hakkında daha fazlasını okumak isterseniz, Tarihçe bölümünü ve Blog sayfası altında Tarih & Miras başlığındaki ilgili içerikleri inceleyebilirsiniz.